bazen eski ekşisözlük entrylerime bakarken, -kim yazmış bunu, ne güzel tam benim gibi düşünmüş diyorum. o kadar uzak ve o kadar yabancı geliyor ki yazdıklarım, saatler boyu düşündüğüm sonra dakikalar boyu tıkı tıkı kaleme aldığım paragrafları bile kendimden görmüyorum. o yüzden bir nevi not defteri işlevi görecek böyle bir blog başlatmak istedim. dişimi fırçalarken, bulaşık yıkarken, bisikletle bir yerden bir yere giderken, otobüs beklerken, bir kitap okurken, bir konser dinlerken aklımdan geçenleri aktaracağım bir yer olsun burası. kimi zaman bir satır, kimi zaman belki sayfalarca yazayım. hep konuşan ve çok konuşan olarak, bazı şeyleri kayıt altına almak farklı olacaktır benim için.
benim amacım insanların okuması için değil de, kendi kendime bazı şeyler yazmak buraya. ha denebilir ki git o zaman word dosyası aç, oraya yaz yazacaklarını, internetin baytlarını harcama boş yere. yine de belki birilerini gözüne çarpar, birilerinin aklına bir şey düşürür diye yazayım istiyorum. geçmişte açtığım ve terk edilmiş vahşi batı kasabalarına dönen blogları bile ziyaret edenlerın sayısını gördükçe, en mantıksız blogun bile okuyucusu veya bakıcısı olduğuna kanaat getirdim.
bakalım bu blog da diğer eski bloglar gibi tarihin çöplüğüne gidecek mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder