taxi driver'daki citir jodie foster'in yaninda, bu filmdeki jodie foster bildigin sonuk kalmistir. gerginligi sadece donuk donuk, olu balik gibi bakmak olarak anlamis sanirsam. en iyi kadin basrol oyuncusu oscarini almasina gercekten sasirdim. bununla birlikte anthony hopkins'in cok da uzun olmayan sekanslarina ragmen filmin her yerine sirayet eden oyunculuguna bir degil uc oscar heykelcigi verseniz de yetmez.
tipki gecen hafta ucakta izledigim hablo con ella filminde tecavuzcuye duyulan sempatiyi bu filmde dr. hannibal lecter'a duydum. entellektuel ve sofistike durusu ile taclanan zehir gibi zekasiyla sanki gercekten oldurulmesi gereken, bu dunyada oksijen israfi adamlari hedef aliyormus gibi geldi. zaten isleyecegi cinayetten once bach'in goldberg varyasyonlarini glenn gould yorumundan dinleyen bir katile insan nasil sempati duymaz.
bununla birlikte clarice karakterine gizlenmis olan tanrinin kuzu (agnus dei) gondermesi ile ilgili guzel bir yorum bulursam buraya koymayi dusunuyorum. hannibal lecter-clarice-kurbanlar arasindaki iliskiye hristiyan teolojisinden yapilan bu kadar direk bir gondermenin okudugum ilk bir kac elestiride bahis konusu bile edilmemesi oldukca sasirtici geldi. elestirmenler kendilerini check etsinler..:)
sonuc olarak coook eskiden korku filmi diye izledigim film hayatimin en guzel gerilim filmi seyirlerinden biri haline donustu dun aksam. hele son 10 dakikada, buffalo bill'in bodrumundaki takip sahnesinde 3-4 kere filmi durdurup sakinlesmek zorunda kaldim. sonunun biraz hizli baglanmis olmasi ve bazi sacma sahneler icermesi filmin eksileri ama yine de 1990larin basinda boyle bir film yapilmis olmasi bile ovguleri hakli kiliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder