saniyorum ihsan oktay anar kitlesel ilgiye mahzar olmaya basladigi donemlerden itibaren kitaplarini hep iletisim yayinlari uzerinden okuyucularina sundu. simdi bir efrasiyabin hikayeleri'nin, suskunlarin, puslu kitalar atlasi'nin, hatta amat'in kapaklarina bakiyorum, bir de bu kitaplarin yeni baskilari ardindan sahip olduklari kapaklara, agzim acik kaliyor. boyle onemli bir yazarin kitaplari hele ki baski ve tasarim alanindaki teknoloji bu kadar ileriye gitmisken, nasil bu kadar korkunc kapaklarla piyasaya surulur aklim almiyor. kullanilan renklerin iticiligi, kitabin ve yazarin isimlerinin yazildigi fontun sakilligi, kapagin ust tarafinda kullanilan arka fon minyaturlerinin bayagiligi... bilmeyen birine gosterseniz, herhalde yayinevi yazara kumpas kurmaya calisiyor, o yuzden boyle okuyucuyu kendine ceken degil de ozellikle iten kapak tasarimlari yapiyorlar der.
allah askina dunyadaki buyuk yayinevlerinin boyle onemli yazarlar icin cikardiklari kapaklara siradan bir baksin iletisim yayinlari lutfen ya da o kadar zorlanmak istemiyorlarsa yurtdisinda bir kitapciya girip 15-20 dakika dolassinlar. sonrasinda umulur ki utanirlar da belki paint-terk kapaklarini su guzel adamin kitaplarinin uzerinden sokmeyi akil ederler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder